Allah bizi seviyor mu?
Bir düşünün, sevmediğimiz birisine neden özelliklerimizi, sevdiğimiz şeyleri, sevmediğimiz şeyleri anlatalım ki? Onunla muhatap bile olmayız değil mi?

Hem Allah bizi sevmese ve itimat etmese bir çok mahlukuna vermediği yüzlerce organı neden bize versin ki ve neden özellikle akıl, ruh, kalp, vs..gibi kıymeti, kainat ağırlığında olan lüks mücevheratı boynumuza taksın ki? Birisinin bizi sevmesinin ölçüsü bize verdiği hediyenin kıymetiyle doğru orantılı değil mi?
Biz bu dünyada peşinen aldığımız bu nimetler karşısında Allahı sevme ve Ona itaat etme sınavına tabi tutulmuşuz. Allahın sevilmeye layık olduğuna zaten bizler iman edeceğiz.Bu bizi ilgilendiren bir durum.
Bazı şeylerin bize perdeli gelmesi sınavda olmamız nedeniyledir. Allahın elmayı bizzat elimize vermesi belki gönlümüze daha hoş gelebilirdi.Kendimizi, daha çok sevilen olarak hissettirebilirdi. Ama ağaçtan vermesi de bundan farksız değil mi? Zira ağacı, elmayı yapmada iktidarsız bırakması zaten buna delildir.
O halde bir tür okuyamama problemiyle karşı karşıyayız. Sizi çok iyi anlıyorum. Gerçekten iyi okunmadığında, altından kalkılması zor bir durum. Ama herhalde zihnimizde bir tür toptancı bir anlayış var. İnsanların içinde kaynadığımızı zannediyoruz. Sanki bize özel bir şey yokmuş gibi… Yine birisinin bizi sevme derecesi "bize özel" ikramlarıyla doğru orantılı görüyoruz. Ama emin olun etrafınız yalnızca size özel ikramlarla dolu…
Örneğin yaşamanız. Siz bunun fabrikasyon bir şey olduğunu mu sanıyorsunuz? Hemen bir biyologla konuşun. Ya da bir fizikçiyle veya bir doktorla veya kitaplarla… "zira okuduğunuz fenlerden her fen lisan-ı mahsusu ile" size bunu ispat edecektir.
Örneğin; sizin bu soruyu sormanız için gerekli olan hayatın hikayesinin 14 milyar ışık yılı önce başladığını biliyor musunuz?
Yani evren o müthiş patlama ile yaratılmaya başladığı anda 10 üzeri 45 santigrat derece sıcaklıktan yaklaşık 5 milyar yıl öncesine kadar genişleyerek -233 derece sıcaklığa düşmesinin sizin hayatınızla münasebetini biliyor musunuz? Bütün uzayın o sıcaklıkta bırakılması dünya gibi bir gezegenin yaratılması için en önemli ve ilk şart olduğunu bugün bütün fizik dünyası açıklıyor. Yani sizin bu soruyu sormanız için evren bu sıcaklığa gelmek zorunda…
Dünyamızın yaratılması emin olun bize özel. Çünkü bizim bu dünyada insan olarak hayatınızı sürdürmemiz biyologlara göre 250 milyonda bir ihtimaldir…
Hadi doğduk… Bize aklın verilmesi ve yine Müslüman olmamız aklı çatlatacak ihtimal oranlarıyla önümüze gelmiş. Ve verilen bu hayatın devam etmesi bütün kainatın tıkır tıkır işlemesi gibi sayıların aciz kaldığı bir ihtimal oranı ile bize her an ikram ediliyor Ve hayatımız devam ederken güneşin göz bebeğimize vuran ışık öpücüğü… Bunun bize özel olduğunu anlamak istiyorsanız körlere bakın, felçlilere bakın, geceden gündüze çıkamayan yani o gün güneşi görmeden ölenlere bakın. Emin olun bu size özel…
Bütün bunların dışında yalnızca size özel iltifatlarda var. Parmak iziniz, kan grubunuz, ses tonunuz, göz bebeğiniz ve her şeyden öte kimseninkine benzemeyen kaderinizle…
ALINTI
Bu haber 30 Ağustos 2008 tarihinde admin tarafından Allah (c.c) kategorisi altına yazılmış. defa okunmuş ve
Allah bizi seviyor mu? için 3 yorum yapılmış
Evet alıntı yorumsuz ele alınırsa gerçekten direk sonuç Allah’ın bizi sevdiği şeklinde çıkıyor. Ben Allah’ın varlığından emin biriyim ama O’nun bizi sevdiğinden pek emin değilim. Çünkü seven sevdiklerinin acı çekmesine razı olmaz, bunun da lamisi cimisi olmaz eğer Allah bizi sevseydi insanlar bu kadar zülume uğramazdı. Afrika’da açlıktan ölen garibanın hayata dair hangi erdemi hedeflemesi, nasıl müslüman olması beklenir? Geçenlerde okuduğum bir haberde 8 yaşında bir erkek çocuğun bu ülkede tecavüze uğradığı yazıyordu, şimdi bu çocuk hayatını nasıl sürdürecek ve nasıl Allah’ın onu sevdiğine onu inandırabileceğiz? Allah’ın bizi sevdiği unutmayın ki apaçık değil, hatta oldukça gizli-saklı! Ama tabii bu yazıyı kaleme alanı da anlıyorum, çünkü bu herkesin gerçekten istediği bir şey!
dünyada benim en sevdğim insan arkadaşım tarık
05 Kasım 2009
İnançlı birisi bir gün berbere gitmiş. Berber müşterisini traş ederken bir taraftanda muhabbete başlamış demişki ; Ben allah’a inanmıyorum. demiş.
Baksana Allah olsaydı eğer, zulüm gören insanlar olmazdı. Savaşlar olmazdı, açlık, felaketler vs. olmazdı. Traş olan olan adam berberin bu şekilde düşündüğüne üzülmüş ama birşey söylememiş. Traş bittikten sonra tam giderken karşı kaldırımda saçı sakalı çok uzamış, dağınık birisinin gittiğini görmüş ve berbere demişki; biliyormusun bende berberlerin olduğuna inanmıyorum demiş. Berber ; neden ban ben kanlı canlı burdayım bak senide traş ettim demiş. Adam; ama berberler olsaydı bu adam böyle olmazdı demiş.
baksan şu adamın haline deyince , Berber ; iyi ama o adam bana gelmezse ben ne yapabilirm ki demiş.
Kısa hikayemizden de anlaşılacağı gibi
Allah zaten bizi yaratmış , Bundan sonrası bize kalmış, Biz Allah’a yönelip ona gideceğiz artık. Allah c.c. ne diyor ; kulum bana bir adım gelirse ben ona iki adım yaklaşırım. kulum bana yürürse ben ona koşarım. bu dünyada herşey iyi gidecek diye birşey yok. Öyle olsaydı imtihan görmemizin bir anlamı olmazdı. Allah c.c kimi zaman çok veriyor kulum verdiğim malları ne yapacak diye kimi zaman az verir , isyan edecekmi diye. kimi zaman çeşitli musibetler veririyor. Önemli olan bunların allah’tan geldiğini bilip sabretmek ve ona dua edip bu gelen musibetlerin sadece onun def edeceği bilerek ondan kurtulmayı istemek…






29 Ocak 2009