Ana Sayfa    İslami Forum    İSLAMİ SOHBET'E GİRİŞ    Hz.Muhammed (s.a.v.)    Haberler    Sağlıklı Yaşam   
  Bir Bardak Süt ‘Yaşanmış Öykü’

HOWARD, okuldan arta kalan zamanında kapı kapı dolaşarak birşeyler satan fakir bir çocuktu. Bir gün, kapı kapı dolaşmasına rağmen, bir şey satmayı başaramamış; bu arada, karnı çok acıkmıştı. Cebindeki on sent, birşeyler almak için yeterli değildi.

Bir evden yiyecek istemeye karar verdi. Fakat, kapıyı açan genç kızdan utanıp, yemek yerine sadece su isteyebildi. Kız onun aç olduğunu anlamıştı. Ona su yerine bir bardak süt getirdi. Sütü yavaşça içti ve:

devamı   | 0 yorum   |   462 views   |  03 Mayıs 2009
 
  Kadir Gecesini Hakkıyla İhya Edenin Geçmiş Günahları Bağışlanır.

Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu anlatıyor:

“Kim inanarak ve karşılığını sadece Allah´tan umarak Kadir Gecesini ihya edip ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”

(Buhari, İman: 35; Tirmizî, Savm: 1)

Kadir Gecesini Kur´ân-ı Kerim övüyor. Onun bin aydan hayırlı olduğunu bildiriyor. Demek ki, bu geceyi ibadetle geçirip ihya eden bir mü´min, bin ayı ibadetle geçirmiş gibi sevap alır. Diğer bir ifadeyle, 80 sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme imkanı bulur.

Abdullah ibni Ömer Radiyallâhu Anhümâdan gelen bir rivayette Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, “Kadir Gecesini aramak isteyen yirmi yedinci gecede arasın” (Müsned, 2:27) buyurmuş, böylece yirmi yedinci geceyi ibadet ve zikirle uyanık olarak geçirmemizi tavsiye etmiştir.

Yine bu geceyi, Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin Hz. Âişe Radiyallâhu Anhâya öğrettiği şu dua ile kutlarsak daha faziletli olur:

“Allâhümme inneke afüvvün, kerîmün, tühibbü´l-afve, fa´fü annî.”

(Allah´ım, Sen çok affedicisin, çok cömertsin, affetmeyi seversin. Beni de affeyle.) (Tirmizî, Daavât: 84)

devamı   | 0 yorum   |   152 views   |  02 Mayıs 2009
 
  Kayayı Kımıldatmak ‘Başarı Öyküsü’

DAĞA TIRMANAN bir adamın karşısına büyük bir kaya çıkar; yolu tamamen kapamış… Ne sağında, ne solunda küçük bir geçit kalmamış.

Yüksekten kayıp düşen bu kaya yüzünden yoluna devam edemeyeceğini görünce, adam bir geçit açmak üzere onu kımıldatmaya uğraşır. Çok yorulur. Bütün uğraşmaları boşa gider.

Ümitsizliğe düşen adam oturur ve:

“Gece basıp bu ıssız yerde yemeksiz, sığınaksız, avlarını aramaya çıkan vahşi hayvanlara karşı savunmasız kaldığımda ne olacak?” diye düşünür.

Fikri buna dalmışken, başka bir yolcu gelir. Birincinin yaptığını aynen yapar; kayayı kımıldatmak imkânını bulamayınca o da başını eğer ve sessizce oturur.

Bundan sonra, daha birçokları gelir; hiçbiri kayayı kımıldatamaz. Hepsinin endişesi çok büyüktür.

Nihayet biri, ötekilere:

“Rabbimize dua edelim, belki bu perişan halimize acır” der. “Bu söz dinlenir, bütün kalpler O’na çevrilir.”

Az sonra, “Dua edelim” diyen adam:

“Kardeşlerim! Hiçbirimizin yalnız başına başaramadığı şeyi hep birden yapamaz mıyız?” düşüncesini ileri sürer.

Kalkar, kayayı hep birden iter ve yuvarlar, yollarına da rahatla devam ederler.

Yolcu insandır, seyahat hayattır, kaya ise her adımda yolunda rastladığı zorluklardır.

Hiçbir insan yalnız başına bu kayayı kaldıramaz. Fakat Allah, kayanın ağırlığını, beraber seyahat edenleri durduramayacak surette hesaplamıştır.

(Lemannais)

devamı   | 0 yorum   |   266 views   |  02 Mayıs 2009
 
  Yalan ve İtiraf ‘Asr-ı Saadetten

HAYBER KALESİ fethedildiği zaman, Peygamberimiz’e zehirli bir koyun getirmişlerdi.

Hz.Peygamber aleyhisselâm:

“Burada bulunan bütün Yahudileri toplayıp, bana getirin” diye emretti.

Hepsini toplayıp getirdiklerinde, Peygamber aleyhisselâm onlara:

“Size bir şey soracağım; doğru cevap verecek misiniz?” dedi.

Yahudiler:

“Evet doğru söyleyeceğiz,” dediler.

Peygamber aleyhisselâm:

“Babanız kimdir?” diye sordu.

“Babamız filandır” diye cevap vermeleri üzerine de:

devamı   | 0 yorum   |   247 views   |  02 Mayıs 2009
 
  Kalbini yarıp baktın mı? ‘Asr-ı Saadetten bir Öykü’

USAME B.ZEYD anlatıyor:

“Resulûllah aleyhisselam bizi bazı kabilelere gönderdi. Onlar da bizim gelişimizden haberdâr olarak kaçtılar. Biz bu grubun içinden birisine yetiştik. Onu yakalayınca, ‘Lâ ilahe illâllah’ deyiverdi. Fakat biz kendisini öldürdük. Döndüğümüzde bu olayı Peygamber aleyhisselâm’a aynen anlattım.

Peygamber aleyhisselâm:

‘Kıyamet gününde o adamın söylediği bu tevhid kelimesinin kıymet ve büyüklüğünden dolayı sana kim yardımcı olacak?’ dedi.

Ben:

‘Ey Allah’ın Resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu için söyledi,’ diye cevap verdim.

Peygamber Aleyhisselâm:

‘Kalbini yarıp baktın mı ki, bunu başka bir sebepten dolayı söylemiş olduğunu bilesin! Kıyamet gününde ‘Lâ ilâhe illallah’ kelimesinin karşısında kim senin yardımcın olacak?’ buyurdu. Bu sözü o kadar çok tekrar etti ki, ‘keşke Müslümanlığa o günden sonra girmiş olsaydım,’ dedim.”

-Ebû Dâvut, Müslüm

Kaynak: Peygamberimizin Hayatından Seçilmiş Öyküler 1

Zafer Yayınları

devamı   | 2 yorum)   |   299 views   |  02 Mayıs 2009
 
  Vermek Çoğalmaktır ‘Ümit Öyküsü’

Bir zamanlar bir köylü bir medresenin kapısını çaldı. Kapılara bakan talebe gelip kapıyı açtığında köylü ona nefis bir salkım üzüm uzattı. “Bunlar benim bağımın en güzel üzümleri. Size hediye olarak getirdim.” “Teşekkür ederim” dedi talebe. “Onları hemen hocamıza götüreceğim. İkramınızdan çok memnun olacaktır.”

“Hayır, hayır” diye atıldı köylü. “Ben bunları sana getirdim.”

“Bana mı?” Talebenin yüzü kızardı. Böyle güzel bir hediyeyi hak ettiğini düşünmüyordu.

“Evet!” diye ısrar etti köylü. “Çünkü ne zaman bu kapıyı çalsam onu sen açıyorsun. Ne zaman ürünlerim kuraklıktan kırılsa, bana hergün sen yiyecek ekmek veriyorsun. İnşallah bu üzüm salkımı da sana güneş ışığı gibi ılık ve yağmur gibi güzel İlâhî rahmeti getirir. Çünkü, bak, ne güzel yaratılmışlar.”

devamı   | 0 yorum   |   130 views   |  02 Mayıs 2009
 
  Geceyi ısıtan adam ‘Kalbi ısıtan bir Sevgi Öyküsü’

Bu öyküyü, gerçek hayat öyküsüne borçlu olduğum,

Ustam M.Selahattin Şimşek’e…

ACELEYLE İNDİRİLEN kepenklerin sesi bile, her zamankinden daha soğuktu. Çatıların kovuklarından serçeler düşüyordu. Herşey üşümüş, donmuştu. Görülmemiş bir ayaz, sanki soğuk elleriyle çocukları, kadınları, işten çıkanları ittiriyor, evlerin kapılarına kadar buzdan nefesini enselerinden ayırmıyordu. İşte bu soğuk, en sonunda fırıncıyı da dükkanını kapamaya zorladı ve birkaç meczupla genç yazarı da Yenicamii’nin yanındaki o ufak asmaaltı kahvehanesine girmeye mecbur etti.

devamı   | 0 yorum   |   130 views   |  30 Nisan 2009
 
  Kendini Çirkin Hissedebilirsin Ama.. - Mustafa Ulusoy

Çirkin olduğunu hissediyorsun. İçin acıyor. Üzüntülü ve mutsuzsun. Aynanın karşısında yüzünü inceleyip başkaca yüzlerin hayalini kuruyorsun. Kendini başkalarıyla ne çok da kıyaslıyorsun. Arkadaşının, kardeşinin ya da çevrendeki başka birinin yüzü gibi bir yüze sahip olmadığına hayıflanıyorsun. Bazen de Yaratıcı’ya kızıyorsun. “Neden” diyorsun, “neden beni de başkaları gibi güzel yaratmadın!”

Yok hayır, öyle sandığın gibi göreceli bir fiziksel çirkinliğe sahip olduğunu düşündüğünden mutsuz değilsin. İnan yanılıyorsun. “Fiziksel olarak güzel olduğumu söyleyemem, hatta çirkinim bile diyebilirim ama bunu dert etmiyorum” diyen insanlar da var çünkü. Kendini çirkin bulan her insan mutsuz değil, onların içleri acımıyor, bunu dert etmiyorlar.

O zaman sorunum nedir diyeceksin? Zihnindeki bilişsel şema şöyle: “Çirkinim, o zaman değersizim”. Göreceli fiziksel güzelliği-çirkinliği varoluşunun değeri için bir ölçüt haline getirmişsin. Kendilerini çirkin hissettikleri halde bununla uzlaşıp mutsuzluk ve üzüntü üretmeyenler, göreceli fiziksel güzellikten mahrumiyetlerine razı olup varoluşlarını değersiz görme yanılgısına düşmeyerek bunu başarıyorlar.

Biliyor musun, “Çirkinim, o zaman değersizim” diye inanman tam bir tuzak. Bir kapan. Bu yanıltıcı bilgiyi sen üretmedin. Sana seni veren Yaratıcı’nın bir hükmü de değildi bu. Kimi insanların hükmüydü; sen onlara kandın ve bu tuzağa düştün.

“Çirkinim ve değersizim” bir kendilik tanımıdır. Kendilik bilgimizin inşasında birtakım iç ve dış kaynakları kullanırız. Dış kaynaklarımızın en önemlisi anne babalarımızdır. Ebeveynler bazen kendi açmazlarını, benliklerinin büyüklenmeci tutumlarını ne yazık ki çocuklarına karşı da kullanırlar. Çoğu zaman istemeyerek, bilmeyerek. Söz konusu ebeveynler bunu yapmadıklarını iddia edebilirler. Ancak çocuklarımıza verdiğimiz mesajların çoğunlukla direkt değil, alt mesajlar şeklinde olduğunun altını çizmek isterim. Çocuklar, binlerce kere kendileri hakkında duydukları yoğun değerlendirmelerle belleklerinde bir kendilik inşa ederler. İnsanın belleğindeki bilgiler varoluşunu değersizleştirici mahiyette ise, çok acıtıcıdır.

Söylemek istediğim şu: “Çirkin olduğum için değersizim” inanışı senin varlığının içinden doğan bir hüküm değil. Ebeveynlerinden, belki de arkadaşlarından, yakın akrabalarından alt mesajlar olarak aldığın ve inandığın bir kabul sadece.

Dış kaynaklı kendilik bilgimizin önemli bir kaynağı da sosyal yaşamdır. Güzelliğin başka başka çeşitleri göz ardı edilerek (bunu ayrı bir yazıda tartışacağım) sadece fiziksel güzellik günümüz narsistik kültüründe neredeyse tek değer ölçütü haline getirilmiştir. Çünkü narsistleşen benliklerin önemli haz kaynaklarından biridir fiziksel güzellik. Arzuların tatmini için kusursuz fiziksel özellikler olmalıdır. Narsistik kültürün fiziksel güzelliği bir itibar ve değer ölçütü haline getirmesi hepimiz için başka bir tuzaktır. Bedenimizle aramızı bozan bir tuzak.

Ruhumuz, kalbimiz, duygularımız, benliğimiz ve özellikle vicdanımız ise iç kaynaklarımızın başlıcalarıdır. “Çirkinim” dediğinde içinde hissettiğin mutsuzluk, çirkin olduğunu düşünmenden değil, “Çirkinim ve değersizim” diye inanmandan kaynaklanıyor. Vicdanın “Çirkinim ve değersizim” önermesini reddediyor ve bunu mutsuzluk olarak bildiriyor sana. Şimdi sıra sende! Vicdanının sesine kulak vermeli ve bu önermeyi sen de reddetmelisin.

Kendilik bilgimizin inşasında en sahih kaynak ise varlığımızı bize bahşeden Mutlak Varlık’tır. Narsistik kültür bunu hep unutturuyor sana, bana, hepimize. Mutlak Varlık, insanları birçok açıdan olduğu gibi fiziksel olarak da mutlak eşit yaratmamıştır. Her varlığa bahşedilen tüm özellikler gibi güzellik/çirkinlik de görecelidir. Bir insan diğerinden daha uzun ya da daha kısa olduğu gibi, daha güzel ya da daha çirkin de olabilir. Hiç aklından çıkmaması gerekense şudur:: Fiziksel olarak göreceli bir güzellikten mahrum olabilirsin ama değerli olmaktan mahrum değilsin. Her halükarda değerlisin.

Varoluşuna sahip çıkmalı ve onun değerini fiziksel özelliklere bağımlı olmaktan kurtarmalısın. Hatta diyorum ki; “Kendimi çirkin hissediyorum” da demesen. “Kendimi bazı insanlardan daha az güzel hissediyorum” desen. Olmaz mı?

devamı   | 0 yorum   |   36 views   |  30 Nisan 2009
 
  Robotların Yarışması - Düşündüren Öykü

En son teknolojik buluşların sergilendiği “Robotlar Fuarı”nı dolduran yüzlerce kişi, engebeli araziler için geliştirilen insan şeklindeki modellerin yarışını izliyorlardı. Her biri milyonlarca dolar kıymetindeki robotlardan bazıları, önlerine konan engellere takılıp devrilirlerken, bazıları da metal gövdelerine yerleştirilen bilgisayarlar yardımıyla ayakta kalmayı beceriyorlar ve meraklı seyirciler tarafından büyük bir hayranlıkla alkışlanıyorlardı.

Yarışmanın sonlarına gelindiğinde, kalabalık arasından sıyrılan bir ufaklık, robotların yarıştığı bölgeye girdi ve tıpkı onlar gibi, sağa sola sallanarak yürümeye başladı. Küçük çocuğun sevimli halleri, kendilerini ruhsuz makinelere kaptıran seyircileri eğlendirip güldürmeye yetmişti.

Küçük çocuk, robotların aşması için sıralanan engelleri birer ikişer geçti ve masalarının üstünde “mucit” yazan kişilerden birine sokularak:

— Bu robotlar büyük işler başarıyormuş, dedi. Hem de çok değerliymişler, öyle değil mi?

— Elbette, dedi adam. Bunların hiç birisine paha biçilemez.

Çocuk, tebessüm edip:

— Ama çoğu devrildiler, diye atıldı. Oysa ben yıkılmadım.

Masa başındakiler, bu sözlerden hiç bir şey anlamadıklarından, çocuğu bırakıp robotlara döndüler.

Küçük çocuk oradan ayrılırken yine sallanıyordu. Doğduğu günden bu yana sakattı ama, artık üzülmesine gerek kalmamıştı.

devamı   | 0 yorum   |   31 views   |  30 Nisan 2009
 
  İyilik Vakti ‘Kalbin gizli bir kutu olduğunu hissediren bir Hikaye’

Genç kız, el aynasında makyajını kontrol etti; “-Gayet iyi.” dedi. Güzelliğinden emindi. Çevresindeki erkeklerin pervane olmasından zaten biliyordu güzel olduğunu. Hayatın tadını çıkaran, rahat yaşayan biriydi. Cep telefonu çaldığında, akşam arkadaşlarıyla hangi eğlence yerine gideceğine karar vermeye çalışıyordu. Telefondaki numaraya baktı, arayan annesiydi.

devamı   | 1 yorum   |   68 views   |  30 Nisan 2009
 
  Bu da geçer ya Hû! Öyküsü ‘Bir Yudum Hikayeden’

‘Bu da geçer Ya Hû’ sözünün aslı bundan bin kusur sene önceye, Bizans dönemine uzanır. Bizanslılar, fena bir işe uğradıkları zaman ‘Bu da geçer’ manasına gelen ‘k’afto ta perasi’ demektedirler. İbare, Selçuklular zamanında İran taraflarına geçer; ama Farsçalaşıp ‘in niz beguzered’ olur; Osmanlılar devrinde Türkçe söylenip ‘bu da geçer’ yapılır. Derken, tekkelerde ve dergâhlarda da benimsenir ve sonuna ‘Ya Allah’ manasına gelen bir ‘Ya Hû’ ilave edilip ‘Bu da geçer Ya Hû’ haline gelir.

devamı   | 0 yorum   |   47 views   |  30 Nisan 2009
 
  Çılgın Genç Mühendis ‘Neşeli, tebessüm ettiren öykülerden’

Genç mühendis, işe yeni başladığı şirketteki bir toplantıya katıldığında, masa üzerindeki gazeteye göz atıp âniden yerinden fırladı ve eyvah mahvoldum? gibilerden bir şeyler söyleyip koşar adımlarla odasına girdikten sonra, kapısını da arkadan kilitledi. Bir anda buz gibi bir hava esti içeride.

Şirket sahibi, çok babacan insandı. Toplantıyı bir bıçak gibi kesip:

-Bu işte bir bit yeniği var, dedi. Mühendise kötü birşeyler oldu. Dikkat edin, canına kıyabilir.

devamı   | 0 yorum   |   44 views   |  30 Nisan 2009
 
  Geceyi ısıtan adam ‘Kalbi ısıtan bir Sevgi Öyküsü’

u öyküyü, gerçek hayat öyküsüne borçlu olduğum,

Ustam M.Selahattin Şimşek’e…

ACELEYLE İNDİRİLEN kepenklerin sesi bile, her zamankinden daha soğuktu. Çatıların kovuklarından serçeler düşüyordu. Herşey üşümüş, donmuştu. Görülmemiş bir ayaz, sanki soğuk elleriyle çocukları, kadınları, işten çıkanları ittiriyor, evlerin kapılarına kadar buzdan nefesini enselerinden ayırmıyordu. İşte bu soğuk, en sonunda fırıncıyı da dükkanını kapamaya zorladı ve birkaç meczupla genç yazarı da Yenicamii’nin yanındaki o ufak asmaaltı kahvehanesine girmeye mecbur etti.

devamı   | 0 yorum   |   29 views   |  30 Nisan 2009
 
  Düzenli ve dengeli uyuyabiliyor musunuz?

Değerli okuyculardan sıklıkla zihinsel yorgunluk, hafıza zayıflaması ve benzeri şikayetlere yönelik çözüm önerileri isteği alıyorum. Yıllar önce kaleme aldığım ve eğitimleirnde kullandığım aşağıdaki yazının bu amaca hizmet edeceğine inancım tam.

Uykunuz bedensel ve zihinsel olarak dinlenmenize yetmezse, vücudunuz yorgunluk sinyali vererek sizi dinlenmeye sürükler. Sinyali dikkate almazsanız bu kez çalışma sisteminizi yavaşlatır, hatta ileri düzeyde kilitler. Beslenme düzeniniz kadar, uyku düzeninize de dikkat etmelisiniz.

devamı   | 0 yorum   |   30 views   |  30 Nisan 2009
 
  İşte 2009 Yerel Seçim Sonuçları

29/03/2009 Yerel Seçim Sonuçları

Bu akşam saat 21:00′ dan itibaren sonuçlar tamamen açıklanacaktır.

saat 18:00′a kadar ise hiç bir şekilde tv,gazetelerde seçim sonuçları hakkında bilgi verilmesi yasaktır.

Seçim yasakları bittiği andan itibaren partilerin illere göre oy dağılımı, il genel meclisinde son durum, illere göre önde olan partiler ve son seçimden 29 Mart’a değişen oranlar, hepsi burada yayınlanacak…

devamı   | 1 yorum   |   15 views   |  29 Mart 2009
 
  Site Tanıtım Vakitleri.org

Selamun Aleyküm arkadaşlar;
Uzun zamandır elimde olan domainimi değerlendirmek istedim.
Sitemizin ana sayfası: www.vakitleri.org Dini yazılara ve alt sitelerimize ulaşabilirsiniz.

Namaz Vakitleri Sayfamız: Namaz Vakitleri Her gün her ilin namaz vakitleri yayınlacaktır.

Sahur Vakitleri Sayfamız: Sahur Vakitleri Her ramazan ayında sahur vakitleri her ile ayrı ayrı yayınlanacaktır. Ramazan ayına kadar sahurla ilgili bilgiler paylaşılacaktır.

devamı   | 3 yorum)   |   24 views   |  28 Mart 2009
 
  Resimli namaz hocası programi indir

Bu program özellikle dini bilgisi zayıf ve yetersiz olanlar için hazırlanmış bir program.

Bu program her bilgisayarda olmalı ve Bu program sayesinde gençlerimiz ve çoçuklarımız için egitici resimli anlatımlar bulunmaktadır.İdeal ve titizle hazırlanmıstır.

programda namaz(resimli), Abdest(resimli), Gusl,teyemmüm(resimli)inanç,iman,oruç,zekat,hac,ku rban,Peygamberimiz efendimizim muhammed (sav) hayatı,Dini suaaler,Adab ,ahlak gibi egitici programlar bulunmaktadır.

devamı   | 0 yorum   |   51 views   |  26 Mart 2009
 
  Bazı muhafazakar otellerin 2009 erken rezervasyon kampanyaları


İlay Patara erken rezervasyon yapanlara %30 indirim uyguluyor. Fiyatlar 28 Avro’dan başlıyor. Tel: 0212 532 08 08

Tuğra Deluxe Suit Otel (eski adıyla Şah-inn Suit Otel) erken rezervasyon indirimi uyguluyor. Fiyatlar 52 liradan başlıyor.

Bera Alanya Otel’in erken kayıt fiyatları 35 Avro’dan başlıyor. Tel: 0212 532 08 08

Club Familia Otel’de tatil yapmak istiyorsanız 30 Nisan’a kadar peşin ödemelerde %25, taksitli ödemelerde %15 indirimli fiyatlarla rezervasyon yaptırabilirsiniz. 7 aya kadar taksit yaptırmanız mümkün.

Yeni Meltem Tatil Köyü erken rezervasyon fiyatları 80 liradan başlıyor. Nakit ödemelerde %20 indirim yapılıyor.

devamı   | 1 yorum   |   63 views   |  26 Mart 2009
 
  İslami oteller hakkındaki yorumlar

İslamioteller.net sitesi kendi alanındaki siteler arasında şu anda birinci sırada. Bu birinciliği tabi ki bizleri ve tatilcileri yorumlarıyla şereflendiren sayın ziyaretçilerimize borçluyuz. Kendilerine teşekkürü bir borç biliriz. Elbette yorumlar konusunda küçük sıkıntılar yok değil. Bu konu üzerine eğilmekte fayda olacağını düşünüyoruz.

Sitemizde kayıtlı onlarca Tesettür Otel konseptine uygun hizmet veren oteller hakkında her gün onlarca yorumlar yapılmakta. Ancak bu yorumların bir kısmı maalesef tarafımızdan yayınlanmamaktadır. Daha önce Yorumlar Hakkında başlıklı bir yazı kaleme almış, yorum yaparken dikkat edilmesi gereken hususları sıralamıştık. Bir nevi Yorum Kuralları koymuştuk.

devamı   | 0 yorum   |   115 views   |  26 Mart 2009
 
  Şehadet (şehitlik hakkında)

Müslümanları, düşmanlarına üstün kılan en mühim esaslardan biri “ölürsem şehidim, kalırsam gazi…” inancıdır. Bu durum, ayette “iki güzelden biri” şeklinde ifade edilmiştir. (Tevbe Sûresi, 52) Yani, mü’min için savaşta iki güzel neticeden biri vardır: Ya galip gelecek, ya şehit olacaktır. (1)

Halid b. Velid’in İran komutanına söylediği şu sözler, şehitlik kavramının müslümanlara neler kazandırdığını gösteren güzel bir misaldir:
“Sizin, hayat ve şarabı sevdiğiniz kadar, ölümü seven bir orduyla size geldim.” (2)

Şehit, Allah yolunda hayatını veren kişidir. Resulullah’a sorarlar: “Ya Resulullah, adam var kahramanlık için savaşıyor. Adam var bir hamiyyet için savaşıyor. Adam var riya için savaşıyor. Bunların hangisi Allah yolundadır ? Resulullah şu cevabı verir: Kim i’lay-ı kelimetullah ( Allah’ın ismini yüceltmek) için savaşıyorsa, o Allah yolundadır.” (3)

devamı   | 0 yorum   |   21 views   |  22 Mart 2009
 
     
 


 



  Fatih’i “Fatih” Yapan Âlim: Molla Gürani
  Çanakkale Vadilerindeki Yeşil Kuşlar
  Akşemseddin ve Hacı Bayram-ı Veli hazretleri
  Dünyanın Eğimini Hesaplayan Ahmed Fergani
  Evrim Anoforu Üzerine Bir Tedkik
  İnsan Beyni “Allah’a İnanmaya Programlanmı
  Hücre Tesadüfü Reddediyor
  Çocuğum uyumak istemiyor!
  Renklerin kıyafetleriniz üzerindeki etkileri
  Dua kaderi değiştirir mi? – Muhammed Bozdağ
  Sevdiğini Söyle
  Taziyename
  Evrim Aldatmacası ve Bilim
  ‘İbn-i Sina’ Hayatı, Eserleri, Sözleri [Tıbba Yön Veren Tabip]
  Kur’ân-ı Kerim Türkçe Meâli “Nas Sûresi”
  Uçmayı Başaran İlk Türk ‘Hezarfen Ahmed Çelebi’
  İnternet hızınız yavaşsa ‘SpeedGuide TCP Optimizer’
  Emanet ‘Yaşanmış Öykü’
  Fatih’i “Fatih” Yapan Âlim: Molla Gürani
  Çanakkale Vadilerindeki Yeşil Kuşlar
  Akşemseddin ve Hacı Bayram-ı Veli hazretleri
  Dünyanın Eğimini Hesaplayan Ahmed Fergani
  Evrim Anoforu Üzerine Bir Tedkik
  İnsan Beyni “Allah’a İnanmaya Programlanmı
  Hücre Tesadüfü Reddediyor
  Çocuğum uyumak istemiyor!
  Renklerin kıyafetleriniz üzerindeki etkileri
  Dua kaderi değiştirir mi? – Muhammed Bozdağ
  Sevdiğini Söyle
  Taziyename
  Evrim Aldatmacası ve Bilim
  ‘İbn-i Sina’ Hayatı, Eserleri, Sözleri [Tıbba Yön Veren Tabip]
  Kur’ân-ı Kerim Türkçe Meâli “Nas Sûresi”
  Uçmayı Başaran İlk Türk ‘Hezarfen Ahmed Çelebi’
  İnternet hızınız yavaşsa ‘SpeedGuide TCP Optimizer’
  Emanet ‘Yaşanmış Öykü’