Peygamberin Kardeşleri

Hz.Peygamber bir kabristana gelip şöyle buyurdu: “Selam sizlere ey müminler topluluğunun diyârı! Ve biz de, muhakkak size ulaşacağız. Kardeşlerimizi görmeyi arzu ediyorum.” Sahabeler sordular: “Ey Allah’ın Resûlü, biz senin kardeşlerin değil miyiz?”
Peygamber Aleyhisselâm:
“Siz arkadaşlarımsınız. Kardeşlerimiz ise, henüz gelmemiş olanlardır.
Resûlûllah’ın bu cevâbı üzerine, ashabdan bazıları tekrar sordular:
devamı
|
2 yorum) |
270 views |
02 Mayıs 2009 |
Resulullah Efendimizin dostlarından şakalar

Sahabe-i Kiram, Peygamber Efendimize yaptıkları gibi kendi aralarında çok enteresan şakalar yapmışlardır. Onlar da insandı ve elbette günlük hayatın meşguliyetleri, yorgunluğu ve stresini gidermek için buna benzer yollara başvurmuşlardır. Tabi bir de fıtrat meselesi vardır. Kimi insanlar yapı gereği şakacı, olaylara mizahi bir tarzla yaklaşan bir karaktere sahiptirler. İşte birkaç tablo…
|
Hz.Muhammed’in (s.a.v.) Evlilik Dönemi

![]() Hz.Muhammed’in (s.a.v.) Evlilik Dönemi
1- TİCÂRET HAYÂTI
Bütün Mekke’liler gibi Hz. Muhammed (s.a.s.) de amcasıyle birlikte ticâret yapıyordu. Gerek çocukluğunda, gerekse ticâret hayâtında, dürüstlüğü ile tanınmıştı. Sözünde durmadığı, yalan söylediği, başkalarına zarar verecek bir davranışta bulunduğu, bir kimseyi incittiği asla görülmemiş; dürüstlüğü dillere destan olmuştu. Bu yüzden Mekke’liler O’na “el-Emîn” (her konuda güvenilir kişi) diyorlardı. O’nun bu yüksek ahlâkını öğrenen Kureyşin zengin kadınlarından Hatice, kendisine sermâye vererek ticâret ortaklığı teklif etti. Böylece Peygamber (s.a.s.) ile Hatice arasında ticâret ortaklığı başladı.
2- HZ. HATİCE İLE EVLENMESİ
Kureyşin Esed oğulları kolundan Huveylid kızı Hatice zeki, dirâyetli, şeref ve asâlet sâhibi, 39-40 yaşlarında zengin ve güzel bir hanımdı. Daha önce iki defa evlenmiş ve dul kalmıştı. Kureyşin ileri gelenlerinden pek çok isteyenler olmuş, fakat hiç biri ile evlenmemişti. Güvendiği kimselere sermâye vererek ticâret ortaklığı yapıyor, böylece servetini artırıyordu. Yüksek ahlâk ve âli-cenâblığı sebebiyle, kendisine Müslümanlıktan önce “Tâhire” denildiği gibi, sonra da “Haticetü’l-Kübra” denilmiştir.
devamı
|
0 yorum |
82 views |
26 Mart 2009 |
Hz. Peygamber’in merhameti

![]() Rahmet peygamberi olarak gönderilen Allah Rasûlü (a.s.m.)’nün kalbi, şefkat, merhamet ve insan sevgisi ile dopdolu idi. Kimseye bir kötülüğün dokunmasını ve hiç kimsenin incinmesini istemezdi.
O, kendisini çok zor durumda bırakan düşmanlarından bile, şefkât ve merhametini esirgememişti.
Nitekim Uhud günü yüzündeki kanını silerek: “Allah’ım kavmimi bağışla! Çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.” (Seçme hadisler, s. 87, Buharî-Müslim’den) diye dua ve niyeazda bulunmuştur. Yine o, “İnsanlara merhamet etmeyen kişiye, Allah merhamet etmez.” (Riyazu’S-sâl, Trc. 1/273, Buharî-Müslim’den) buyurmuştur.
devamı
|
1 yorum |
33 views |
22 Mart 2009 |
Allahümme salli ala seyyidina MUHAMMED(s.a.v)

![]() 
Vatandaş Mevlid Kandili için camilere akın etti. İstanbul’da başta Sultanahmet olmak üzere camiler doldu taştı..
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) hicri takvime göre doğum günü olarak kabul edilen Mevlid Kandili, İslam aleminde kutlanıyor.
Kandil gecesini idrak etmek isteyen kadın-erkek birçok vatandaş camilere akın etti.
İstanbul’da Sultanahmet Camii’nde Peygamber Efendimiz ile ilgili cami imamı Emrullah Hatipoğlu vaaz verdi.
Camiyi dolduran cemaat vaazı dikkatlice dinledi. Vaazın ardından eller semaya açılarak dualar edildi.
Duanın ardından cemaat yatsı namazını kıldı.
devamı
|
0 yorum |
115 views |
22 Mart 2009 |
Kitab-ı mukaddeste Ahmed ismi

![]()
Sual: Peygamber efendimizin isminin, mukaddes kitaplar dedikleri Tevrat ve İncil’de geçtiği, Kur’anı kerimde bildirilmiş midir?
CEVAP
Evet, bildirilmiştir. Allahü teâlâ, bütün din kitaplarında, (bir son Peygamberin geleceğini) ve bu son Peygamberin insanları en doğru yola, hidayet yoluna koyacağını beyan etmiştir. Bu ifade, hem Tevrat’ta, hem de, birçok değiştirmelere rağmen, İncillerde vardır. Şöyle ki, Yuhanna İncilinin 16. babının 12. ve 13. âyetlerinde, (Benim size söyleyeceğim pek çok şeyler vardır; fakat siz henüz bunlara tahammül edemezsiniz. O geldiği zaman, sizi her gerçeğe ulaştıracaktır) denilerek Muhammed aleyhisselamın geleceği bildirilmiştir.Barnabas İncilinin 72, 96, 136, 163. kısımlarında, Hazret-i İsa havarilerine dedi ki:
(Bir son Peygamber gelecek, ismi Ahmed olacak, o gelinceye kadar bozulacak olan İncili tekrar düzeltecek ve yeni bir kitap getirecektir.)
devamı
|
0 yorum |
8 views |
21 Ocak 2009 |
Nebi ve Resul nedir?

![]()
Sual: Bazıları hocalarını Resul yani Peygamber olarak gösterebilmek için, “ Kitap gönderilen peygambere Nebi, Kitap gönderilmeyen peygambere Resul denir” diyorlar. Peygamberlik son bulmadı mı? Bizim Peygamberimiz son Peygamber değil mi?
CEVAP
Müslümanlıkla ilgisi olmayan böyle iddialar, dinimizi içten yıkmak isteyen din düşmanlarının taktik ve hilelerindendir. Bunlar, Yalnız Kur’an diyerek, âyetleri kendi kafalarına göre yorumlayıp, Resulullahın açıklamalarına hiç itibar etmezler. Hadis-i şeriflerin hepsine de uydurma derler.
devamı
|
0 yorum |
24 views |
21 Ocak 2009 |
Peygamber Efendimiz’den altın tavsiyeler

![]() Bir gün, bir adam Peygamber Efendimiz’in yanına gelerek, “Size dünya ve ahiretle alakalı soracak sorularım var.” der. Bunun üzerine Peygamberimiz o kimseye, “Ne istiyorsan sor.” buyururlar. Ardından o kişi ile Peygamber Efendimiz arasında bizim de pek çok dersler çıkarabileceğimiz şu diyalog yaşanır:
İnsanların en zengini olmak istiyorum. Ne yapmalıyım?
Kanaatkâr olursan insanların en zengini olursun.
İnsanların en hayırlısı olmak istiyorum.
İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Sen de insanlara faydalı ol.
İnsanların en adaletlisi olmak istiyorum.
Kendin için istediğini insanlar için de istersen insanların en adili olursun.
devamı
|
1 yorum |
39 views |
29 Kasım 2008 |
sevgili’nin sevgilisi

![]() Tüm zamanların en unutulmaz yarışı ama izleyicisi yok. İki yarışmacıdan genç olanı bir çizgi çekiyor yere; bir başlangıç çizgisi. Oradan koşmaya başlayacaklar. Gömleğini beline bağlıyor iyice. Tuhaf bir yarış, yenilse üzülmeyecek. Sevgiyle bakıyor rakibine. O teklif etti yarışmayı. Düşünebiliyor musunuz, O! Bir kelimesiyle binlerce insanı peşinden sürükleyen, bir işaretiyle ayı ikiye bölen O! Hem de Bedir yolunda. Diğer ucunda tüm zamanların en önemli savaşının kendilerini beklediği o yolda gülümseyerek sordu:
- Âişe seninle yarış yapalım mı?
- Yapalım, ey Allah’ın Rasulü!
Yarışın başlaması için göz göze gelmeleri yetiyor. Hz. Peygamber ve sevgili eşi koşmaya başlıyorlar. O anda orada olmasalar da, milyonlarca izleyici, Hz. Âişe’nin kelimeleriyle şahit oluyor bu sevimli yarışa. İnsan Peygamber’in Bedir Savaşı’na giderken açtığı bu sevgi sayfasını hayranlıkla seyrediyorlar. Yarışı O kazanıyor. O, yani Peygamber. Yarışı kaybedeninse üzüntüsü değil, sevinci okunuyor yüzünden, “Bu Zulmecaz’daki koşunun rövanşıydı!” derken Nebî. Bu söz Hz. Âişe’yi yıllar öncesine götürüyor. Daha küçücükken babası Ebu Bekir’in yanında kazandığı o latif yarışa.
devamı
|
0 yorum |
12 views |
20 Kasım 2008 |
Günlük Hayatta Sünneti Seniyye

![]() 1. Hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.
2. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.
3. Yemeğe besmele ile başlamak, Allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.
4. Yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.
5. Yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. İhtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.
6. Yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.
7. Acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.
8. Tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.
9. Sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.
10. Saf ipek ve saf altın ümmet-i Muhammed’in erkeklerine haram kılınmıştır.
11. Selamı yaymak. Selam, kelamdan önce gelir.
12. Eve girince ilk söz ev halkına selam vermek olmalıdır.
13. Selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak.
14. Musafaha ile birlikte, hürmet, samimiyet ve şefkate vesile olan kucaklaşmalar yapılabilir. Süfli hisleri uyandıracak sarılmalar caiz değildir.
devamı
|
3 yorum) |
89 views |
28 Eylül 2008 |
Resûlullah Efendimizin İsimleri

![]()
|
Abdullah
Allah’ın kulu |
Âbid
Kulluk eden, ibadet eden |
Âdil
Adaletli |
Ahmed
En çok övülmüş, sevilmiş |
|
Ahsen
En güzel |
Alî
Çok yüce |
Âlim
Bilgin, bilen |
Allâme
Çok bilen |
|
Âmil
İş ve aksiyon sahibi |
Aziz
Çok yüce, çok şerefli olan |
Beşir
Müjdeleyici |
Burhan
Sağlam delil |
|
Cebbâr
Kahredici, gâlip |
Cevâd
Cömert |
Ecved
En iyi, en cömert |
Ekrem
En şerefli |
|
Emin
Doğru ve güvenilir kimse |
Fadlullah
Allah’ın ihsânı,fazlına ulaşan |
Fâruk
Hakkı ve bâtılı ayıran |
Fettâh
Yoldaki engelleri kaldıran |
|
Gâlip
Hâkim ve üstün olan |
Ganî
Zengin |
Habib
Sevgili, çok sevilen |
Hâdi
Doğru yola götüren |
|
Hâfız
Muhafaza edici |
Halîl
Dost |
Halîm
Yumuşak huylu |
Hâlis
Saf, temiz |
|
Hâmid
Hamd edici, övücü |
Hammâd
Çok hamdeden |
Hanîf
Hakikate sımsıkı sarılan |
Kamer
Ay |
|
Kayyim
Görüp, gözeten |
Kerîm
Çok cömert, çok şerefli |
Mâcid
Yüce ve şerefli |
Mahmûd
Övülen |
|
Mansûr
Zafere kavuşturulmuş |
Mâsum
Suçsuz, günahsız |
Medenî
Şehirli, bilgilive görgülü |
Mehdî
Hidayet eden |
|
Mekkî
Mekkeli |
Merhûm
Rahmetle bezenmiş |
Mes’ûd
Mutlu |
Metîn
Çok sağlam ve güçlü |
|
Muallim
Öğretici |
Muktedâ
Peşinden gidilen |
Mübârek
Uğurlu, hayırlı, bereketli |
Müctebâ
Seçilmiş |
|
Mükerrem
Şerefli, yüce |
Müktefî
İktifâ eden, yetinen |
Münîr
Nurlandıran, aydınlatan |
Mürsel
Elçilikle görevlendirilmiş |
|
Mürtezâ
Beğenilmiş, seçilmiş |
Muslih
Islah edeci, düzene koyucu |
Mustafa
Çok arınmış |
Müstakîm
Doğru yolda olan |
|
Mutî
Hakka itaat eden |
Mu’ti
Veren ihsân eden |
Muzaffer
Zafer kazanan, üstün olan |
Müşâvir
Kendisine danışılan |
|
Nakî
Çok temiz |
Nakîb
Halkın iyisi, en seçkini |
Nâsih
Öğüt veren |
Nâtık
Konuşan, nutuk veren |
|
Nebî
Peygamber |
Neciyullah
Allah’ ın sırdaşı |
Necm
Yıldız |
Nesîb
Asil, temiz soydan gelen |
|
Nezîr
Uyarıcı, korkutucu |
Nimet
İyilik, dirlik ve mutluluk |
Nûr
Işık, aydınlık |
Râfi
Yükselten |
|
Râgıb
Rağbet eden, isteyen |
Rahîm
Mü’minleri çok seven |
Râzî
Kabul eden, hoşnut olan |
Resûl
Elçi |
|
Reşîd
Akıllı, olgun, iyi yola götürücü |
Saîd
Mutlu |
Sâbir
Sabreden |
Sâdullah
Allah’ ın mübârek kulu |
|
Sâdık
Doğru olan, gerçekci |
Saffet
Arınmış, seçkin kişi |
Sâhib
Mâlik, arkadaş,sohbet edici |
Sâlih
İyi ve güzel huylu |
|
Selâm
Noksan ve ayıptan emin olan |
Seyfullah
Allah’ ın kılıcı |
Seyyid
Efendi |
Şâfi
Şefaat edici |
|
Şâkir
Şükredici |
Tâhâ
Kur’ân-ı Kerîm’ deki ismi |
Tâhir
Çok temiz |
Takî
Haramlardan kaçınan |
|
Tayyib
Helal, temiz, güzel, hoş |
Vâfi
Sözünde duran |
Vâiz
Nasihat eden |
Vâsıl
Kulu Rabb’ine ulaştıran |
|
Yâsîn
İnsan-ı kâmil |
Zâhid
Mâsivadan yüz çeviren |
Zâkir
Allah’ ı çok anan |
devamı
|
1 yorum |
25 views |
28 Eylül 2008 |
Efendimizin Şemaili

![]() * Yaratılış ve ahlâk itibariyle insanların en üstünü idi.
* Bütün Peygamberlerin en güzeli o idi.
* Boynu uzun ve gümüş gibi saf, omuzları ve pazuları kalın, parmakları uzundu.
* Kendisi şişman değildi.
* Uzuna yakın orta boylu, güçlü ve kuvvetli idi.
* Mübarek cildi ipekten yumuşaktı.
* Yüzü hafifçe yuvarlak, kaşları hilâl gibi idi.
* Kirpikleri uzun, gözleri kara, büyük ve son derece güzeldi.
* Saçları ne pek kıvırcık, ne de pek düz idi.
* Sakalı sık ve tamdı. Uzun değildi.
* Cismi güzel, kokusu hoş idi.
* Sünnetli olarak ve göbeği kesik vaziyette doğmuştu.
* Yüzü gül gibi kırmızıya benzeyen beyaz ve nuranî, berrak ve ışıklı idi.
* Dişleri inciler gibi beyazdı.
* Konuşurken ön dişlerinden nurlar saçılır, gülerken ağzında ışıkların bile aydınlandığı sanılırdı.
* Koku sürünsün veya sürünmesin teni ve teri en güzel kokulardan daha güzel kokardı.
* Mübarek eliyle bir çocuğun başını okşasa, o çocuk diğerleri arasından hemen seçilir, belli olurdu.
* Pek uzaktan işitir, kimsenin göremeyeceği mesafeden görürdü.
devamı
|
2 yorum) |
33 views |
28 Eylül 2008 |
Peygamber Efendimizin Hayatı

![]() Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke’de doğdu. 40 yaşında Peygamber oldu. 23 yıllık Peygamberlik hayâtının 13 yılı Mekke’de, 10 yılı da Medine’de geçti. Medine’de 63 yaşında vefât etti. Bu sebeple:
Hz. Muhammed (s.a.s.) ‘in hayâtı (571-632):
a) Peygamberliğinden Önceki Hayâtı (571-610),
b) Peygamberlik Devri (610-632) olmak üzere iki kısma ayrılır.
Peygamberlik devri de:
a) Mekke devri (610-622)
b) Medine devri (622-632)
olarak iki döneme ayrılır.
Bu sebeple Siyer ve İslâm Târihi ile ilgili kitaplarda, Rasûlullah (s.a.s.)’in hayâtı, “Peygamberlikten (Bi’setten) öncesi” ve “Peygamberlik devri” diye iki devreye ayrılarak incelenmiştir. Peygamberlikten önceki hayatını da:
1- Çocukluk devresi (8 yaşına kadar olan süre),
devamı
|
32 yorum) |
1,573 views |
28 Eylül 2008 |
|
|