Kaza ve Kader’e iman etmek
Hepimizin bildiği gibi Kaza ve Kadere iman etmek İman’ın şartlarındandır.Kader nedir?Kısaca açıklamak gerekirse Allah (c.c.) Dünya kurulduktan Kıyamete kadar geçecek süreç içerisinde olacak olan bütün şeyleri yer ve zaman,özellik ve nitelik bakımından Sonsuz bilgisiyle bilmesidir diyebiliriz.
Kaza ise Cenabı Mevlanın Ezelde takdir ettiği ve zamanı gelince onu yarattığı veya ortaya çıkardığı şeylerdir.Şimdi Kader ve Kaza bağlamında insanların genel olarak kafasına takılan konu “Madem Allah (c.c.) bizim ne yapacağımızı daha önceden yazdı bizde ona göre yaşıyoruz o halde niçin Cennet yada Cehenneme gidiyoruz?” halbuki bu çok yanlış bir düşüncedir.Çünkü Allah c.c. İnsanoğlunu yaratmış ve ona Elçiler,Kitaplar göndererek onu iyi ve kötü,Günah ve Sevap,Doğru ve yanlış konularında uyarmış ve ona bu Dünya hayatını bir imtihan kılmıştır.Dolayısıyla İnsanoğlu bu Dünya üzerinde yapıp ettiklerinden sadece kendisi sorumludur ve yapmak istediği ne varsa özgür burakılmıştır.
Burada dikkat edilmesi gereken ince nokta İnsanoğlunun Doğru yada yanlış tercihlerini Allah c.c. öyle yazdı diye yapıyor olması değil,Allah c.c. ‘nün kullarının neler yapacağını bilmesidir.Bir kimse intihar ederek hayatına son veriyorsa bu Allah c.c. onu teşvik etmesi yada kulum intihar etsin diye irade buyurduğu için değil tamamen kişinin kendi kararıyla gerçekleştirdiği bir eylemdir.Kul bu Dünya hayatının bir imtihan olduğu bilinciyle hareket etmeli ve ona göre bir yaşam sürmelidir.
Sonuç olarak kişi Kader’ini kendisi belirlemekte olup Allahü Tealanın buna bir etkisi söz konusu değildir.Allah böyle istemiş,benim Kaderimde buymuş diyerek kendi yaptığı yanlışları haşa Allah c.c. ‘a yüklemek kadar yanlış bir tutum olamaz.Allah c.c. Sadece yarattığı kulunun bu Dünyada nelerle meşgul olacağını ve neler yapacağını önceden bilmektedir.Ve Kaderde yazılı olanda İnsanoğlunun bu Dünyada kendi isteği ve iradesiyle yapıp edeceklerinden ibarettir.
Ve son olarak Peygamberimiz (sav.) kader konusunda tartışan ashabını uyararak şöyle buyurmuştur: Siz bununla mı emrolundunuz?Veya ben bunun için mi peygamber olarak gönderildim? Şunu biliniz ki sizden önceki ümmmetler bu tür tartşmalara başladıkları zaman helâk olmuşlardır. Böyle tartşmamalara girmemelisiniz” (Tirmizî,Kader, 1). İnsana düşen görev Allah’ın emirleri ve yasakları doğrultusunda hareket etmesidir.
Kafanıza takılan veya anlamadığınız hususlarda soru sorabilirsiniz.
Bu haber 21 Ocak 2009 tarihinde admin tarafından İslâm-i Hâyat kategorisi altına yazılmış. defa okunmuş ve
Yorum yapılmamış





