Mü’minlere Bazı Önemli Tavsiyeler
En başta da belirttiğimiz gibi İslam dininde, mü’min kardeşliğinin ve mü’minlerin birbirlerini Allah rızası için sevmesinin çok büyük bir yeri vardır. Çünkü Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz mü’minler kardeştirler.” (Hucurat; 10)
Onun için mü’minler evlerinin içinde öz kardeşleri ile nasılsa, mü’min kardeşleri ile ondan daha üstün olmak, birbirlerini daha çok sevmek için gayret göstermelidir.
Tabii bunun mümkün olması için her şeyden önce, kişinin kendisini düzeltmesi lazımdır. Onun için bazı evliyalar şöyle demiştir: “Kim Allah-u Zülcelâl ile arasını düzeltirse, Allah-u Zülcelâl de onunla diğer kullarının arasını düzeltir.”
Nitekim Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem) de bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Allah, bir kulunu sevdiği zaman, Cebrail’e: ‘Ben onu seviyorum, sen de sev.’ Buyurur. Cebrail de o kulu sever ve gök halkı arasında: ‘Allah, filan kulu seviyor, siz de sevin.’ Diye haber verir. Onlar da onu severler. Sonra da yeryüzünde yaşayanların kalbine onun sevgisi yerleştirilir.” (Buhari, Müslim)
Bu sebeple, bir mü’min, Allah-u Zülcelâl’in rızasına giden yolda bir mesafe kat etmek istiyorsa, bu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflere bakarak, mü’min kardeşlerini sevmesi gerektiğini anlaması lazımdır.
Buradan anlaşıldığına göre, Allah-u Zülcelâl bir kimseyi severse, mü’minler de ona karşı iyi davranır. Onun için bir mü’minin ilk önce Allah-u Zülcelâl ile kendi arasındaki hali düzeltmesi lazımdır.
Mü’minlerin birbirlerine karşı bir takım görevleri vardır. Bu görevleri yerine getirmek için gayret etmek lazımdır. Çünkü iki mü’min kardeş, aynen iki el gibidir. Eller nasıl birbirini yıkıyorsa, mü’minler de birbirlerinin eksiklerini tamamlarlar.
Mü’minler birbirlerine karşı, şefkat, merhamet ve sevgiyle muamele ederler. Ve birbirlerini sevdiklerini açıkça belli ederler. Nitekim Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Kendi aralarında merhametlidirler.” (Fetih; 29)
Ebu İdris Havlani’ den şöyle rivayet edilmiştir: “Bir gün Dimeşk mescidine girmiştim. Güler yüzlü bir gençle karşılaştım. İnsanlar onun etrafını sarmış, ihtilafa düştükleri meseleleri ona soruyorlar ve söylediklerini de kabul ediyorlardı.
Kim olduğunu sordum. Muaz bin Cebel olduğunu söylediler. Ertesi gün yine o mescide gittim. O zat namaz kılıyordu. Namazını bitirince, yanına giderek selam verdim ve: “Vallahi seni Allah için seviyorum.” Dedim.
“Allah için mi?” Diye sordu. “Allah için!” Dedim. Elbisemin kenarından tutarak beni kendine çekti, şöyle dedi: “Müjdeler olsun sana! Hz. Peygamber (sav)’in şöyle dediğini duydum:
“Allah-u Zülcelâl buyuruyor ki: Benim rızam için birbirini sevenlere, Benim rızam için oturup sohbet edenlere, Benim rızam için birbirlerini ziyaret edenlere ve birbirlerine harcamada bulunanlara muhabbetim haktır.” (İmam Malik, İbn Hıbban)
Mü’minlere İyi Davranarak Onların Sıkıntısını Gidermenin Mükâfatları Şöyledir:
1- Allah-u Teâlâ, mü’min kardeşinin bir üzüntüsünün kalkmasına sebep olan kimsenin, kıyamet gününde ahiret üzüntüsünü kaldırır.
2- Allah-u Teâlâ, dünya hayatında onun rızkını bollaştırır.
3- O dehşetli kıyamet gününde Allah-u Teâlâ’nın azabından emin olur.
4- Mü’min kardeşine yardım edene bütün hayır kapıları açılır ve iyilik yaptığı kişileri rencide etmediği sürece, Allah’ın nimetleri o kimsenin yanında sabit kalır.
5- Mü’min kerdeşine yardım eden kişi, yardım ettiği zamanı, Allah’a ibadet ve taatte geçirmiş sayılır. Ve bu davranışı, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in mescidinde bir ay itikâf etmekten daha sevimlidir.
6- Binlerce melek ona dua ve rahmet talep ederler.
7- Mü’min kardeşine yardım edenin yardımı, onun ateşten muhafaza olmasına sebep olur.
8- Her bir adımda yetmiş şehit sevabı yazılır, yetmiş günahı affolunur.
Bu büyük hayrı kazanmak ve buna nail olmak için bir mü’min kardeşinin sıkıntısını karşılıksız olarak gidermek gereklidir. Elimizden geldiği kadar mü’min kardeşlerimizin ihtiyaçlarını giderelim. Bu fırsatı ve bu büyük hayrı kaçırmayalım.
Çünkü biz mü’min kardeşimize yardımcı olduğumuz zaman, Allah-u Teâlâ da kıyamet gününde bizlere yardımcı olacaktır. İnşaallah-u Teâlâ…
Bu haber 21 Ağustos 2008 tarihinde admin tarafından Kategorilenmemiş kategorisi altına yazılmış. defa okunmuş ve
Yorum yapılmamış





