Kadir Gecesini Hakkıyla İhya Edenin Geçmiş Günahları Bağışlanır.

Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu anlatıyor:
“Kim inanarak ve karşılığını sadece Allah´tan umarak Kadir Gecesini ihya edip ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”
(Buhari, İman: 35; Tirmizî, Savm: 1)
Kadir Gecesini Kur´ân-ı Kerim övüyor. Onun bin aydan hayırlı olduğunu bildiriyor. Demek ki, bu geceyi ibadetle geçirip ihya eden bir mü´min, bin ayı ibadetle geçirmiş gibi sevap alır. Diğer bir ifadeyle, 80 sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme imkanı bulur.
Abdullah ibni Ömer Radiyallâhu Anhümâdan gelen bir rivayette Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, “Kadir Gecesini aramak isteyen yirmi yedinci gecede arasın” (Müsned, 2:27) buyurmuş, böylece yirmi yedinci geceyi ibadet ve zikirle uyanık olarak geçirmemizi tavsiye etmiştir.
Yine bu geceyi, Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin Hz. Âişe Radiyallâhu Anhâya öğrettiği şu dua ile kutlarsak daha faziletli olur:
“Allâhümme inneke afüvvün, kerîmün, tühibbü´l-afve, fa´fü annî.”
(Allah´ım, Sen çok affedicisin, çok cömertsin, affetmeyi seversin. Beni de affeyle.) (Tirmizî, Daavât: 84)
devamı
|
0 yorum |
152 views |
02 Mayıs 2009 |
Namaz kılmanın ve Cemaatle Namazın önemi

Namaz Dinin direğidir.Yani bir Binanın nasıl temeli varsa ve o binayı ayakta tutuyorsa Namazda iman binasını ayakta tutan Sütun gibidir.Bu yazıda Namaz kılmanın önemi ve Cemaatle Namaz kılmanın Faziletleri anlatılıyor.Hepimize faydası olması dileğiyle…
Kelime-i Şehadet’ten sonra İslam erkanının en yücesi namazdır. Namaz, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in ölümü esnasında “namaz namaz” diyerek yapılmasını istediği son vasiyetidir. Bazı müslümanlar, ya hükmünü bilmedikleri için ya da önemsemediklerinden ve tembelliklerinden dolayı namazı hafife alırlar. Bu sebeple, bazıları vaktinin dışına geciktirir, bazıları da namazın edasında gevşek davranır. Bu, o kişi için büyük bir tehlike ifade eder. Çünkü namaz; İslam’ın direği, İslam ile küfrün arasını ayırıcıdır. Alimler; namazı terkedenin, Allah Teâlâ’nın buyurduğu üzere, küfre düştüğünü zikretmiştir.· Allah azze ve celle şöyle buyurur: (Tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse artık onlar dinde kardeşlerinizdir.) Âyet, namazı terkedenin bizim kardeşimiz olmadığına delâlet ediyor.
devamı
|
0 yorum |
113 views |
21 Ocak 2009 |
Hayızlı ve Nifaslı olan Kadın neler yapamaz?

Hayz ve Nifas durumunda bulunan Kadın neler yapamaz dilerseniz Allah Rasülü’nün (s.a.v.) Hadisi Şerifleriyle inceleyelim.
Hayz ve Nifaslıya yasak olanlar
1- Namaz kılamaz. Hadis-i şerifte de, (Hayzlı kadın namaz kılamaz) buyuruldu. (Buhari, Müslim, Ebu Davud)
2- Oruç tutamaz. [Hazret-i Âişe validemizin naklettiği hadis-i şerifte, hayzlı iken tutulamayan oruçlar kaza edilir, kılınmayan namazlar affolur. (Buhari)]
3- Kur’an okuyamaz. Hadis-i şerifte, (Hayzlı ve cünüp, Kur’an-ı kerim okuyamaz) buyuruldu. (Tirmizi)
4- Mushafa el süremez. Kur’an-ı kerimde mealen, (Kur’ana temiz olanlardan başkası dokunamaz) buyuruluyor. (Vakıa 79)
Hadis-i şerifte de, (Kur’ana ancak hadesten [abdestsizlikten, cünüplükten, hayz ve nifastan] temiz olan el değdirebilir) buyuruldu. (Nesai, Hakim, Beyheki, Taberani, Darekutni)
5- Camiye giremez. Hadis-i şerifte (Cünübe ve hayzlıya mescide girmek helal olmaz) buyuruldu. (İbni Mace)
6- Kâbe’yi tavaf edemez. Hadis-i şerifte, (Beytullahı tavaf etmek, namaz kılmak gibidir, yani abdestli olmak lazımdır) buyuruldu. (Tirmizi)
devamı
|
0 yorum |
142 views |
21 Ocak 2009 |
Kuran-ı Kerim niçin Arapça indirildi?

![]() Özellikle Ülkemizde Yıllardır tartışılan konulardan birisidir Kuran-ı Kerim’in niçin Arapça olarak indirildiği.Bu Konuda bu soruya cevap vermeye çalışacağız.
Ateist olan bir Yazar sormuş Sadece Araplarmı Allahın Kulu ki Kuran Arapça olarak indirilmiş? diye.Kuran İngilizce veya Almanca olarak indirilmiş olsaydı şayet o zamanda bunu tenkit edeceklerdi.Zira amaç üzüm yemek değilde bağcıyı dövmek olunca durum bu şekilde devam edecekti.
Yusuf suresinin, (Biz Kuranı Arapça olarak indirdik, umulur ki, siz onu anlarsınız) mealindeki 2. âyet-i kerimesi, tefsirlerde özet olarak şöyle açıklanıyor:
Biz Kuran-ı kerimi herhangi bir lisan ile değil, en geniş, en açık, en âhenktar olan Arap lügâtı üzere indirdik. Eğer akıllıca düşünürseniz, bu Kitabın ulviyetini, kendisinin bir şaheser, hükümlerinin, tesirli sözlerinin, bütün insanlığa hitap ettiğini, müslüman olmayı en büyük bir vazife, en yüksek bir saadet telakki edersiniz.
Ey Araplar, Kuran-ı kerim, sizin lisanınızla indi. Bugüne kadar birçok edebiyatçının, şairin sözünü dinlediniz. Hiçbirisine benzemiyor. Bunun insan sözü olmadığını, İlahi bir kelam olduğunu düşünürseniz, anlarsınız.
devamı
|
0 yorum |
90 views |
21 Ocak 2009 |
Kıyâmete yakın yeryüzü manzaraları…

![]() Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz
şöyle buyurmuşlardır
“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, öldürme ve zorbalıktan başka bir yolla idareye sahip olunamayacaktır. Gasp ve cimrilikten başka bir yolla zenginliğe, dinden çıkma ve nefsânî arzulara tâbi olmaktan başka bir yolla da diğer insanların sevgisine (arkadaşlık ve dostluğuna) ulaşılamayacaktır.
“Kim bu zamana kavuşur ve zengin olması mümkün iken fakirliğe, sevgilerini kazanma imkânı varken nefretlerine, azîz(haysiyet ve itibar sahibi) olmaya gücü yeterken zillete sabrederse; Allah o kuluna, beni tasdîk eden elli sıddîk sevâbı verecektir.” (Minhâcü’s-Sâlihîn, 4, 1637, Tahâvî rh. rivâyet etmiştir)
Bir başka hadîs-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:
devamı
|
1 yorum |
28 views |
29 Kasım 2008 |
BAZI SÜRE VE ÂYETLERİN FAZİLETLERİ

![]() 1- Ebu Saîd Raf’i b. el-Muallâ (r.a) anlatıyor: Hz.Peygamber (s.a.v) bana,
“mescidden çıkmadan önce Kur’an’daki en büyük sûreyi sana öğreteyim mi?”
buyurdu ve elimden tuttu. Mescidden çıkmaya niyetlendiğimizde: Ey Allah’ın
Elçisi! “Kur’andaki en büyük sûreyi sana öğreteyim mi?” diye sormuştunuz,
dedim. Hz.Peygamber de: “O, yedi âyet olan el-Hamdü Lillâhi Rabbi’l-Âlemin
sûresidir ve bana ihsan olunan Kur’an’dır” buyurdular (Buhârî).
2- İbn-i Abbas (r.a) anlatıyor: Cebrail (a.s) Hz. Peygamber (s.a.v)’in
yanına oturduğunda yukarı cihetten bir çıtırtı sesi duyup başını yukarıya
kaldırdı ve “bu ses semadan sadece bugün açılan bir kapının sesidir” dedi.
Hemen bir melek geldi. Cebrail, “bu melek bundan önce hiç yeryüzüne
inmemiştir” dedi. Sonra melek selam verdi ve “senden önce hiçbir peygambere
verilmeyen iki nurla Fâtiha Sûresi ve Bakara Sûresi’nin sonlarıyla seni
müjdeliyorum, onlardan okuyacağın her harfin karşılığı verilir” buyurdu
(Müslim).
3- Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v): “Evlerinizi kabirlere
çevirmeyin, çünkü şeytan, içinde Bakara Sûresi okunan evlerden nefret eder”
buyurdu (Müslim).
4- Ubeyy b. Ka’b (r.a) anlatıyor: Hz.Peygamber (s.a.v): “Ey Ebu’l Munzir
Allah’ın kitabındaki hangi âyetin daha büyük olduğunu bilir misin? buyurdular.
Ben de “Allahu Lâ İlâhe İllâ Hüve’l Hayyu’l Kayyûm’dur” cevabını verince,
“Ebu’l-Munzir! Mâşaallah, sorulan herşeyi biliyorsun!” buyurdular (Müslim).
5- Ebu Mes’ud el-Bedrî (r.a) anlatıyor: Hz.Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu;
“Kim bir gecede Bakara Sûresi’nin son iki âyetini okursa ona yeter”
devamı
|
2 yorum) |
70 views |
28 Eylül 2008 |
Günlük Hayatta Sünneti Seniyye

![]() 1. Hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.
2. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.
3. Yemeğe besmele ile başlamak, Allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.
4. Yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.
5. Yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. İhtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.
6. Yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.
7. Acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.
8. Tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.
9. Sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.
10. Saf ipek ve saf altın ümmet-i Muhammed’in erkeklerine haram kılınmıştır.
11. Selamı yaymak. Selam, kelamdan önce gelir.
12. Eve girince ilk söz ev halkına selam vermek olmalıdır.
13. Selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak.
14. Musafaha ile birlikte, hürmet, samimiyet ve şefkate vesile olan kucaklaşmalar yapılabilir. Süfli hisleri uyandıracak sarılmalar caiz değildir.
devamı
|
3 yorum) |
91 views |
28 Eylül 2008 |
|
|