Gerçek Müslüman Harama, Talana, Soyguna, Sömürüye, Kirliliğe Rıza Göstermez

Bir iki sene önce birkaç kere duyduğum bir konu: Bazı derin ve güçlü dinsiz şahsiyetler, halka dayanan bazı sözde dindar kimselerin yolsuzluk yapmalarından pek memnunmuşlar. “Onlar faziletli, temiz, şeffaf olursa işimiz zorlaşır” diyorlarmış. Tabiî bunlar kendi aralarında konuştukları, kamuoyunda ise yolsuzluklardan acı acı şikayet ediyorlar. Makyavelist tutum…
Büyük medyada 21 istihbaratçı varmış. Bunlar köşelerinden dezenformasyon, kışkırtma, ortalığı karıştırma, dikkatleri asıl konulardan ayırıp başka yerlere çekme, halk kitlelerini yönlendirme işleri yapıyormuş.
Halkımızın bir kısmının beyni öylesine yıkanmış, akılları o derece karıştırılmıştır ki, önlerine gelen zokaları (büyük olta) hiç düşünmeden, incelemeden hemen yutuyor.
devamı
|
0 yorum |
20 views |
17 Aralık 2008 |
Peygamber Efendimiz’den altın tavsiyeler

Bir gün, bir adam Peygamber Efendimiz’in yanına gelerek, “Size dünya ve ahiretle alakalı soracak sorularım var.” der. Bunun üzerine Peygamberimiz o kimseye, “Ne istiyorsan sor.” buyururlar. Ardından o kişi ile Peygamber Efendimiz arasında bizim de pek çok dersler çıkarabileceğimiz şu diyalog yaşanır:
İnsanların en zengini olmak istiyorum. Ne yapmalıyım?
Kanaatkâr olursan insanların en zengini olursun.
İnsanların en hayırlısı olmak istiyorum.
İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Sen de insanlara faydalı ol.
İnsanların en adaletlisi olmak istiyorum.
Kendin için istediğini insanlar için de istersen insanların en adili olursun.
devamı
|
1 yorum |
39 views |
29 Kasım 2008 |
sevgili’nin sevgilisi

![]() Tüm zamanların en unutulmaz yarışı ama izleyicisi yok. İki yarışmacıdan genç olanı bir çizgi çekiyor yere; bir başlangıç çizgisi. Oradan koşmaya başlayacaklar. Gömleğini beline bağlıyor iyice. Tuhaf bir yarış, yenilse üzülmeyecek. Sevgiyle bakıyor rakibine. O teklif etti yarışmayı. Düşünebiliyor musunuz, O! Bir kelimesiyle binlerce insanı peşinden sürükleyen, bir işaretiyle ayı ikiye bölen O! Hem de Bedir yolunda. Diğer ucunda tüm zamanların en önemli savaşının kendilerini beklediği o yolda gülümseyerek sordu:
- Âişe seninle yarış yapalım mı?
- Yapalım, ey Allah’ın Rasulü!
Yarışın başlaması için göz göze gelmeleri yetiyor. Hz. Peygamber ve sevgili eşi koşmaya başlıyorlar. O anda orada olmasalar da, milyonlarca izleyici, Hz. Âişe’nin kelimeleriyle şahit oluyor bu sevimli yarışa. İnsan Peygamber’in Bedir Savaşı’na giderken açtığı bu sevgi sayfasını hayranlıkla seyrediyorlar. Yarışı O kazanıyor. O, yani Peygamber. Yarışı kaybedeninse üzüntüsü değil, sevinci okunuyor yüzünden, “Bu Zulmecaz’daki koşunun rövanşıydı!” derken Nebî. Bu söz Hz. Âişe’yi yıllar öncesine götürüyor. Daha küçücükken babası Ebu Bekir’in yanında kazandığı o latif yarışa.
devamı
|
0 yorum |
12 views |
20 Kasım 2008 |
|
|